Görünmez Gemi

Dünya Klasiklerine girmiş birçok kitap vardır. Bunların bazılarında kahramanlar çocuk bazılarında yetişkindirler. Fakat ortak bir özellikleri vardır ki çocuk kitabı ile yetişkin kitabı arasındaki sınır onlarda buharlaşmıştır. Yüzüklerin Efendisi, Küçük Prens, Bülbülü Öldürmek, Küçük Kadınlar, Arzın Merkezine Seyahat, Seksen Günde Devri Alem çocuk kitabı mıdırlar yoksa yetişkin mi? Doğrusu, onlar Dünya Klasiklerine girmiş küçük büyük, yediden yetmişe hepimizin okuduğu romanlardır. Kahramanları çocuk diye onları sadece ‘Dünya Çocuk Klasiği’ olmakla sınırlayamayız. Harry Potter, çocuklar kadar yetişkinlerin de heyecanla okuduğu bir romandır; yani sınırlandırmaların ötesine geçmiş kitaplardandır. Artık bizim de Dünya Klasiklerinin izinde yürüyen, çocuk kahramanları olan ama yediden yetmişe herkese hitap eden, ‘bizim’ diyebileceğimiz, ‘bizden’ çıkmış, her sayfası gerilim ve heyecan dolu; modern tarzda, büyülü gerçeklik ve fantastik unsurlar kullanılarak yazılmış, birçok katmanı bulunan bir romanımız var: Görünmez Gemi

1960’lar Türkiye’sinin küçük, kendi halinde, tipik bir endüstri kasabası: Heybetli bacasıyla fabrika, tek katlı lojmanlar, nefis bir sahil, lokal, tren yolu, kumsal, deniz ve nereye el atsan arkeolojik kalıntılar- denizin dibinde, tepelerde, bahçelerde… Soğuk, karlı bir kışı geride bırakan kasaba sakinleri, yaşadıkları yerin ürpertici sırrından habersiz, yazı dört gözle beklemektedirler. Jülide hariç.

Jülide, ağabeyi Tanju tarafından sürekli dışlanmaktadır ve üstelik hiçbir arkadaşı yoktur -hayvanları saymazsak tabii. Bir gün olağanüstü bir olaydan sonra kendini müthiş bir maceranın içinde bulur. Artık yeni bir arkadaşı vardır: Vedat. İkisi birlikte, tarih ile mitolojinin iç içe geçerek sınırlarının belirsizleştiği bir zaman dilimine giderler. Ve yaşadıkları yerin inanılmaz sır perdesi binlerce yıllık bir hikaye sarmalı olarak yavaş yavaş gözlerinin önünde aralanır. Jülide ne kadar ileri gittiklerini fark edemez; Vedat’ın hayatı tehlikeye girer. Onu kurtarmak cesaretini nereden, kimden aldığını bilemez ama cüretinin bedelini ödemeye hazırdır. Ne yazık ki ölümsüz rakibi tahminlerinin üzerinde bir güce sahiptir ve şimdi bütün sevdikleri, herkes tehlikededir. Artık sadece kendi gücüne dayanmak zorundadır.

Her sayfası heyecan, gerilim ve ilginç buluşlarla dolu; bir çok katmanı olan; ‘bizden’ diyeceğimiz; sürükleyici; yediden yetmişe herkesin soluk soluğa okuyacağı bir kitap Görünmez Gemi.

Bugüne kadar biz ister ‘Dünya Klasikleri’ diyelim ister ‘Dünya Çocuk Klasikleri’ diyelim bizim kültürümüzde yoğrulmamış, ‘bizde’ geçmeyen, ülkemizde yaşanmamış ama evrenseli yakalamış kitapları okuduk. Fakat artık bizim de ‘bizim’ diyebileceğimiz, Dünya Çocuk Klasiklerinin izinde yürüyebilecek nitelikte, büyülü, fantastik ve gizemli bir romanımız var. Görünmez Gemi, bizleri alıp başka diyarlara götürecek. Fakat her şeyden önce bugün bile artık tarih olmuş ama çok değil topu topu elli sene öncesinin Türkiye’sindeki gerçek bir toplum kesitinden yola çıkarak bundan en az iki bin beş yüz sene öncesinin toplum kesitine, o günlerin çelişkiler yumağına götürecek bizleri. Ve o küçük sahil kasabasının, bir zaman kapsülünü andıran adında saklı olan, kahramanlarımızın gözleri önünde yavaş yavaş açılan, binlerce yıllık fantastik gizemini, o günlerden bugüne elimizde kalan küçük ama büyülü ayrıntılarla gözlerimizin önüne seriverecek. Hem de şimdiye kadar söylenegelen mitolojik hikayeleri, ayakları üstüne oturtarak ve o mitolojik hikayelere başka bir gözle, belki de aslında onları gerçekte nasıl yaşandılarsa öyle görerek.

Eğer her sayfası ilginç buluşlarla dolu, elinizden düşürmeyeceğiniz, çocuk kitabı ile yetişkin kitabı arasındaki sınırın ortadan kalktığı, Harry Potter benzeri bir kitap arıyorsanız, Görünmez Gemi tam sizin için demektir. Nasıl Gulliver’in Maceraları, Küçük Prens, Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter çocuk romanı olma sınırlarını aşmış, yetişkinlerin de okuduğu birer kitap iseler, Görünmez Gemi de öyle ama ‘bizden’ bir kitaptır. Sizi alıp altmış yıl öncesi Türkiye’sinin endüstriyel toplum ilişkilerine ve oradan da kültürümüzün derinliklerine götürecektir. Mitolojik kahramanlar gerçek kişilikleriyle Görünmez Gemi’nin sayfalarında hayat bulacak; bu küçük sahil kasabasının sırrı, kitabın sonuna kadar sizleri esir alıp son sayfaya kadar bırakmayacaktır.

Satın almak için tıklayın.

Görünmez Gemi’yi 

www.herdemkitap.com 

web adresinden ya da kitap satan her yerden satın alabilirsiniz.

 
 
 

Olayların Filyos’ta geçtiği “Görünmez Gemi “adlı romanın yazarı Necva G. Esen ile Söyleşi

Görünmez Gemi adlı romanın yazarı Necva G. Esen ile www.filyoshaber.com olarak kısa bir söyleşi gerçekleştirdik:

Kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Filyos doğumluyum. Sümerbank Ateş Tuğla lojmanlarında büyüdüm. İlkokulu Filyos’ta bitirdim. İstanbul Teknik Üniversitesi mezunuyum. İngiltere’de önce çocuk eğitimi üzerine okudum ve çalıştım. Sonra yetişkin eğitimi üzerine yüksek lisans yaptım ve halen bu alanda çalışmaktayım. Ailemle birlikte Londra’da yaşıyorum. Görünmez Gemi benim ilk romanımdır.

Kitabınızdan bahseder misiniz?

Jülide tuhaf özellikleri olan bir kız. Ağabeyi Tanju tarafından sürekli dışlanmaktadır. Üstelik o yaz hiç arkadaşı yoktur. Olağanüstü bir olaydan sonra kendini  müthiş bir maceranın içinde bulur. Vedat adında yeni bir arkadaş edinir. İkisi birlikte, tarih ile mitolojinin iç içe geçerek sınırlarının belirsizleştiği bir zaman dilimine giderler. Ve yaşadıkları yerin inanılmaz sır perdesi binlerce yıllık bir hikaye sarmalı olarak yavaş yavaş gözlerinin önüne serilir. Jülide ne kadar ileri gittiklerini fark edemez; Vedat’ın hayatı tehlikeye girer. Onu kurtarma cesaretine nasıl sahip olduğunu bilemez ama kararlıdır ve cüretinin bedelini ödemeye hazırdır. Ne yazık ki ölümsüz rakibi, tahminlerinin üzerinde bir güce sahiptir ve bütün sevdikleri, herkes tehlikededir. Jülide artık sadece kendi gücüne dayanarak mücadele etmesi gerektiğini anlar ve öyle de yapar.

Kitabınızda geçen olaylar Filyos’ta geçiyor. Neden Filyos?

Görünmez Gemi’de hikaye 1960’ların Filyos’unda başlar. O zamanlar Filyos, küçük kendi halinde tipik bir endüstri kasabasıydı ve dolayısıyla endüstri toplum ilişkileri hakimdi. Tabii bu toplumsal dokunun tam orta yerinde Sümerbank Ateş Tuğla Fabrikası vardı. Nedir bu endüstriyel toplum ilişkileri derseniz, bana göre en önemlisi komşuların, komşu teyzelerin, amcaların, oynadığınız arkadaşların yurdun dört bir yanından ve değişik çevrelerden olmasıdır derim. O dönemin bu özelliğini, bizleri her açıdan beslemiş en önemli bir unsur olarak görüyorum. Tabii bir de muhteşem el değmemiş doğası, denizi, kalesi ve o dönemin anlayışına uygun olarak sunulan spor tesisleri, sinema, tiyatro, müzik, dans gibi eğlence anlayışı çocuklar için müthiş bir özgürlük ve kendini geliştirme –hangi yönde olursa olsun- imkanı sağlıyordu. Şimdi geriye baktığımızda o toplumsal ilişkilerin –o kadar da eski olmamalarına rağmen- tarihe karıştığını görüyoruz. O yüzden, tıpkı müzelerde tarihi eserlerin özenle saklanması gibi o dönemin yaşamını kitabın en ince dokularına işleyerek sonsuza kadar korumak istedim.

Fakat Görünmez Gemi sizi orada bırakmaz. Sizi altmış yıl önceki Türkiye’nin endüstriyel toplum ilişkilerinden alıp kültürümüzün çok daha derinliklerine götürür. Bu küçük yerleşim yerinin sadece adından yola çıkarak üç bin yıllık bir iz sürebilirsiniz. Bir zaman kapsülü gibi isme sahip olan Filyos’a da bu yakışır. Mitolojik kahramanlar, gerçek kişilikleriyle Görünmez Gemi’nin sayfalarında dolaşırlar. Bu küçük sahil kasabasının bir sırrı vardır ve bu sır sadece Filyos ile de sınırlı değildir.

Kitabınızın Filyos’un tanınmasına yararı olacağını düşünüyor musunuz?

Yediden yetmişe herkesin okuyabileceği bir kitap olan Görünmez Gemi, umarım Filyos’un edebiyatta çoktan hak ettiği yere yerleşmesinde yararlı olur.

Bu güzel söyleşiyi benimle yaptığınız için teşekkür ederim.

Şubat – 2019

Kitabın baş kahramanı Jülide’nin yaşadığı yer.  Yazar tarafından çizilmiştir.